
2019’da bi influencer matcha yapıyodu. içimden “buna ihtiyacım var” dedim. denedim. iyiydi.
sonra set aldım. çırpıcı, kase, “ceremonial” toz falan. süreci sevdim. suyu ısıt, çırp, yavaş iç. sakinlik gibi ama gerçekten.
aynı dönem Hashimoto teşhisi aldım. kafein artık bana iyi gelmiyordu. matcha’da da var ama farklı vuruyo. daha yavaş, daha yumuşak. bana uydu. bu yeterliydi zaten.
sonra biraz abarttım.
matcha latte, matcha dondurma, matcha mochi.
trend diye değil.
gerçekten tadını seviyodum.
